Denizi kaybedersen, martıları, kayığı ve ufuk çizgisini de kaybedersin.. Buna hazır mısın?

Her seçim bir vazgeçiş, bunu defalarca duyduk, duyuyoruz. Bazen kararsız kalıyoruz. Bir seferinde bir yakınımdan, kararsız kaldıysan olduğun yolda ilerlemek en doğrusu nasihatini almıştım. Oysaki ben yaptığım her seçimde, aldığım her karar da hep yeni olanı, farklı ve bilinmez olanı tercih ettiğimi görüyorum. Tabi ki olduğu, durduğu, aktığı yatakta ilerlerken nehir, karşısına ne çıkacağı da öngörülemez. Ama merak..

Her insanda, hepimizde, seçimlerimizi de şekillendiren bir şey var bence. Bir tılsım, bir büyü.. Karakterimiz.. Bunu seçmek, değiştirmek mümkün değil, ve seçimlerimizdeki payı oldukça büyük. Neyi istediğimizi, neden istediğimizi bilemiyoruz mesela. Neden güzel ya da çirkin geldiğini bir şeyin.. Altın oran geliyor aklıma, ancak formülüze etmeye gerek yok. Güzel hepimiz için güzel değil, çirkin her zaman çirkin gelmediği gibi. İçimizdeki tılsım karakterimiz. Alışkanlıklarımızdan, yatkınlıklarımızdan farklı bir şey. O bizim birşeylere karşı tavrımız, hissettiğimiz duygu, yaşadığımız mod, algıladığımız ortam, hayata bakış açımız. Gizli formülümüz aslında. Herkesin bir tane formülü var ve evet.. Değişime inanırım. Bu formül zamana bağlı olarak değişenlerden..

Screen Shot 2017-04-22 at 21.37.23.png